Mali sonuçlar yıkıcı oldu. Irak'ın aylık petrol geliri, Şubat'taki 6,8 milyar dolardan Mart'ta yaklaşık 1 milyar dolara çakıldı . Oysa devletin sadece kamu sektörü maaşları ve emekli aylıkları için aylık faturası 6 milyar doların üzerinde
. Aradaki devasa uçurum, ülkeyi bir anda iflasın eşiğine getirdi. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), yaşanan bu arz kesintisini "küresel petrol piyasası tarihindeki en büyük arz kesintisi" olarak nitelendirerek, 1973 ve 1979 petrol krizlerinin toplamından daha büyük bir şok olduğunu açıkladı
. Küresel gösterge Brent petrolün varil fiyatı önce 109 doları aştı, ardından 93 dolar civarına yerleşti
.
Ani nakit kriziyle karşı karşıya kalan Irak, piyasaya para sürmek zorunda kaldı. Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, 7 Haziran 2026'da yaptığı şaşırtıcı açıklamada, Irak'ın nakit sıkışıklığını aşmak için 25 trilyon Irak dinarı (yaklaşık 16,3 milyar dolar) bastığını itiraf etti . Hüseyin, para arzının 100 trilyon dinardan 125 trilyon dinara yükseldiğini belirterek, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması halinde bir sonraki ay memur maaşlarının bile ödenemeyebileceği uyarısında bulundu.
"Sorunlarımızı para basarak çözemeyiz, çünkü bu zaten artmış olan enflasyonu daha da körüklüyor," diyen Hüseyin'in bu sözleri, durumun vahametini ortaya koydu . Irak Merkez Bankası (CBI) ise maaşlar için para basıldığı iddialarını reddederek, yapılan işlemin "hazine bonolarının iskontosu" olduğunu, yani devlet borcuna karşılık geçici likidite sağlamak için kullanılan standart bir mekanizma olduğunu savundu
. Ancak gerek bakanın samimi itirafı, gerekse ekonomistlerin uyarıları, bu adımın karşılıksız para basımı anlamına geldiğini netleştirdi
. Finans uzmanı Mahmud Dagher, bu hamleyle Irak'ın iç borcunun 100 trilyon dinardan (65,3 milyar dolar) 130-140 trilyon dinara fırlayacağını öngördü
.
Para basmanın ötesinde Irak hükümeti, iç içe geçmiş birkaç acil mali önlemi devreye soktu:
Basra'daki güney terminalleri fiilen kullanılamaz hale gelince Irak, petrolünü pazara ulaştırmak için hummalı bir şekilde kara koridorlarına yöneldi. Sonuçlar, ülkenin hem yaratıcılığını hem de altyapısının sınırlarını gözler önüne seriyor.
En acil can simidi, Kürdistan Bölgesi üzerinden geçerek Türkiye'nin Akdeniz'deki Ceyhan limanına ulaşan Kerkük-Ceyhan petrol boru hattı oldu. Başlangıçta günlük 200.000-250.000 varil kapasiteyle devreye alınan bu hat için Irak kabinesi, sevkiyatı 2,5 ay içinde 770.000 varile çıkarma planını onayladı
. Ancak Mayıs ayı başı itibarıyla bu hattaki akış, Bağdat, Erbil ve Ankara arasındaki hukuki ve mali anlaşmazlıklar nedeniyle 200.000-220.000 varil civarında sıkışıp kaldı
.
Pragmatik bir hamleyle Irak, Şam yönetimiyle anlaşarak ham petrolü tankerlerle Suriye üzerinden Akdeniz'deki Baniyas limanına taşımaya başladı. Nisan 2026'nın başında başlayan bu kara yolu taşımacılığı için Suriyeli yetkililer güvenli geçiş ve ihracatın devamı için gerekli kolaylığı sağlama sözü verdi . Karayoluyla taşınan toplam hacim açıklanmasa da, bunun savaş öncesi seviyelerin çok küçük bir bölümü olduğu biliniyor.
Irak, daha kalıcı bir çözüm için düğmeye bastı: Hükümet, tahmini 4,6 milyar dolar maliyet ve 2,25 milyon varil kapasiteyle Basra-Hadise petrol boru hattı projesini onayladı . Güneydeki petrol sahalarını kuzeydeki ihracat güzergahlarına bağlaması planlanan bu proje, Hürmüz Boğazı'nı tamamen baypas etme potansiyeli taşıyor. Ancak projenin tamamlanmasına yıllar var. Irak aynı zamanda Suriye'nin Baniyas limanına uzanacak yeni bir boru hattı ihtimalini de araştırıyor
.
Bu kriz, Irak ekonomisinin kırılganlığını acı bir şekilde ortaya çıkardı. Petrol, devlet gelirlerinin yaklaşık %90'ını oluşturuyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve diğer kurumların yıllardır "ekonomiyi çeşitlendirin" uyarısı, bugün bir ölüm kalım meselesine dönüştü . Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), 2026'da yayınladığı raporda Irak'ın "ekonomik çeşitlendirme için somut adımlara" ihtiyacı olduğunu vurguladı ve planlanan yönetişim, iş ortamı ve finans sektörü reformlarının "daha hızlı ve etkili uygulanması" çağrısı yaptı
. IMF'nin 2025 tarihli 4. Madde Danışma Raporu da, petrol dışı gelirleri artıracak ve kamu maaş faturasını kontrol altına alacak önemli reformlar yapılmazsa, mali açığın daha da kötüleşeceği uyarısını net bir şekilde yapmıştı
.
Yeni Maliye Bakanı Falih es-Sari, petrol dışı gelirlerin seferber edilmesini acil durum müdahalesinin merkezine koydu. Bakan, devletin mali yükümlülüklerini yerine getirebilmek için bakanlığa bağlı kurum ve dairelerin gelirlerini "en üst düzeye çıkarma" gerekliliğini vurguladı . Başbakan adayı Ali ez-Zaidi'nin hükümeti ise çok yönlü bir yaklaşım benimsedi:
2026 bütçe stratejisi, varil başına 60 dolar civarında daha düşük bir "korunma" (hedge) petrol fiyatı benimseyerek, harcamaları rasyonelleştirerek ve petrol dışı geliri artırarak "petrole olan tam bağımlılığı azaltmayı" açıkça hedefliyor .
Yetkililer ve uzmanlar, mevcut durumu Irak'ın 2003'ten bu yana karşılaştığı en ağır mali ve ekonomik kriz olarak tanımlıyor . Ülke sadece bir gelir sorunuyla değil; genişleyen bütçe açığını, kötüleşen güvenlik ortamını ve artan siyasi baskıyı aynı anda içeren bir "çoklu krizle" karşı karşıya
.
Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Hürmüz Boğazı kapalı kalırsa bir "mali felaket" yaşanacağını, acil önlemlerle bile hükümetin maaş ödeyebilme süresinin yıllarla değil aylarla ölçüldüğünü vurguladı . Kriz aynı zamanda ülkenin elektrik sektörüyle de çarpıştı; İran'dan gaz akışının kesilmesi, yaz zirvesi öncesinde zaten çökmüş olan şebekede yaygın elektrik kesintilerine yol açtı
.
Irak'ın yeni ihracat yolları bulma, para basma ve nihayet gelir tabanını çeşitlendirme çabası, kendisinin başlatmadığı bir savaşın ve on yıllardır inşa edilemeyen "petrol sonrası ekonomi" hayalinin ağırlığı altında çökmemeye çalışan bir ulusun hayatta kalma mücadelesini temsil ediyor.
Comments
0 comments