Bu alışılmadık fikrin bir benzeri aslında çoktan hayata geçti. ABD hükümeti, 21 Mayıs 2026'da, CHIPS ve Bilim Yasası (CHIPS and Science Act) kapsamında dokuz kuantum bilgisayar şirketine toplamda 2.013 milyar dolar yatırım yapacağını ve karşılığında bu şirketlerde azınlık hissesi alacağını duyurdu [1, 2].
Bu programın en büyük dilimini, yaklaşık 1 milyar dolarla özel bir kuantum çip üretim tesisi kuracak olan IBM alırken, GlobalFoundries yaklaşık 375 milyon dolar, D-Wave, IonQ ve Rigetti gibi diğer firmalar ise 100'er milyon dolarlık yatırımlarla bu 'devlet portföyüne' dahil oldu [3, 4]. Bu kuantum yatırımları, yapay zeka şirketleri için şu anda tartışılan modele güçlü bir emsal teşkil ediyor.
Tüm bu gelişmeler, Beyaz Saray'ın yapay zeka politikasını şekillendirmeye çalıştığı yoğun bir döneme denk geliyor. NOTUS haberinden sadece iki gün önce, 2 Haziran 2026'da Başkan Trump, "İleri Düzey Yapay Zeka İnovasyonunu ve Güvenliğini Teşvik Etme" başlıklı bir Başkanlık Kararnamesi imzaladı [1, 2]. Bu kararname, en ileri yapay zeka modellerinin piyasaya sürülmeden önce gönüllü olarak hükümet incelemesine sunulmasını teşvik eden bir çerçeve oluşturmayı hedefliyor .
Kuantum şirketlerine yapılan stratejik yatırımlar ve yapay zeka güvenliğine yönelik yeni adımlar, Washington'un teknoloji devlerine karşı 'yasakçı ve cezalandırıcı' bir düzenleyici rolü yerine, 'ortak ve yatırımcı' bir rolü benimsemeye başladığının en net sinyalleri olarak okunabilir.