Olay, Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan bir filonun İsrail güçleri tarafından durdurulmasıyla başladı. Gemilerde farklı ülkelerden aktivistler bulunuyordu ve aralarında Fransız ve diğer Avrupa ülkelerinin vatandaşları da vardı.
Gözaltına alınan aktivistlerin bazı görüntülerinde kişilerin elleri bağlı şekilde diz çökmüş halde tutulduğu bildirildi.
Bundan kısa süre sonra İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben‑Gvir’in, gözaltındaki aktivistlerle ilgili alaycı ifadeler kullandığı bir video paylaşması veya videoda yer alması büyük tepki çekti. Görüntüler hızla yayıldı ve Avrupa’da birçok hükümet tarafından aşağılayıcı ve kabul edilemez olarak nitelendirildi.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean‑Noël Barrot, Ben‑Gvir’in davranışlarının “kabul edilemez” olduğunu belirterek Fransız ve Avrupalı vatandaşlara yönelik tutumunu kınadı. Bunun üzerine Fransa, Ben‑Gvir’in ülkeye girişini resmen yasakladı.
Barrot açıklamasında, Fransız vatandaşlarının tehdit edilmesi veya aşağılanmasının kabul edilemeyeceğini söyledi. Bu tür bir adımın bir Avrupa ülkesinin görevdeki bir İsrailli bakana karşı aldığı en sert diplomatik önlemlerden biri olduğu değerlendiriliyor.
Videonun yarattığı tepkinin başlıca nedeni görüntülerdeki sahnelerdi. Haberlere göre aktivistler elleri bağlı şekilde diz çökmeye zorlanmış halde gösteriliyordu ve bakanın bu durumla alay ettiği iddia edildi.
Avrupa’daki birçok hükümet, özellikle kendi vatandaşlarının da gözaltına alınmış olması nedeniyle bu görüntüleri ciddi bir diplomatik sorun olarak gördü. Bunun ardından bazı Avrupa ülkeleri İsrailli diplomatları resmi açıklama vermeye çağırdı veya büyükelçileri görüşmeye davet etti.
Eleştiriler, bir hükümet üyesinin gözaltındaki kişileri kamuya açık şekilde aşağılamasının gerilimi daha da artırdığı yönündeydi.
Fransa’nın kararı tek başına ortaya çıkmış bir gelişme değil. Ben‑Gvir daha önce de bazı Batılı ülkelerin yaptırımlarıyla karşı karşıya kalmıştı.
Haziran 2025’te Birleşik Krallık, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda ve Norveç, Ben‑Gvir ve bir başka İsrailli bakana yaptırım uyguladıklarını açıkladı. Bu ülkeler, yaptırımların Batı Şeria’daki Filistinlilere yönelik şiddeti teşvik ettiği iddia edilen açıklamalarla bağlantılı olduğunu belirtti.
Bu yaptırımlar arasında bazı ülkelerde seyahat yasakları ve mal varlığı dondurma kararları da bulunuyordu.
Gazze filosu olayı Avrupa Birliği içinde de yeni bir tartışma başlattı.
Fransa ve İtalya, Ben‑Gvir’e karşı Avrupa Birliği düzeyinde yaptırım uygulanmasını gündeme getirmek istiyor. İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, konunun AB dış politika şefi Kaja Kallas’ın başkanlık edeceği dışişleri bakanları toplantısında ele alınmasını talep etti.
Ancak AB’de yaptırım kararları tüm üye ülkelerin onayını gerektirdiği için böyle bir adımın atılıp atılmayacağı henüz belirsiz.
Olay, İsrail ile bazı Avrupa ülkeleri arasındaki ilişkilerde zaten var olan gerilimi daha da artırdı.
Videonun yayılmasının ardından birçok Avrupa ülkesi İsrail’in aktivistlere yönelik muamelesini kınadı ve diplomatik kanallardan açıklama talep etti.
Fransa’nın getirdiği giriş yasağı, bu tepkinin en somut örneklerinden biri olarak görülüyor. Daha önceki yaptırımlar ve AB düzeyinde yeni önlemler çağrılarıyla birlikte olay, İsrail ile Avrupa’nın bazı ülkeleri arasındaki politik görüş ayrılığının giderek büyüdüğünü gösteriyor.
Buna rağmen mevcut gelişmeler tam bir diplomatik kopuş anlamına gelmiyor. Daha çok yaptırım tehditleri, diplomatik protestolar ve Avrupa Birliği içinde süren tartışmalar şeklinde ilerleyen bir gerilim söz konusu.