Goldman Sachs’ın fiyat hedefleri, bu iki olağanüstü gücün birbirini ne ölçüde dengeleyeceğine bağlı.
Goldman, talep açığının başlıca kaynakları olarak Çin ve Avrupa’yı gösteriyor .
Çin’de rafineri ithalatı ve akaryakıt satışları sert biçimde geriledi. Nisan ayına ait perakende satış verileri de tüketicilerin harcamalarını kıstığına işaret etti . Yavaşlama kara taşımacılığında kullanılan yakıtların yanı sıra jet yakıtı ve petrokimya hammaddelerinde de görülüyor. Goldman ayrıca Asya’daki petrokimya tesislerinde kapasite kullanım oranlarının düşmesini, sektördeki baskının bir başka göstergesi olarak değerlendiriyor .
Avrupa’da jet yakıtı ithalatı, 2025 ortalamasının yaklaşık yüzde 60 altında bulunuyor. Genel akaryakıt tüketimi de bankanın zaten temkinli tahminlerinin gerisinde kaldı . Goldman’ın nisan ayı perakende satış analizine göre yalnızca Çin ve Batı Avrupa’dan kaynaklanan aşağı yönlü risk yaklaşık günlük 2 milyon varil olabilir. Bu zayıflık kalıcı hâle gelirse Brent tahmininden yaklaşık 10 dolar düşebilir .
Böylece piyasa, arzın ciddi biçimde daraldığı bir ortamda talep açığıyla karşı karşıya kalıyor. Goldman bu tabloyu, yüksek ürün fiyatları ve kıtlığın son kullanıcı tüketimini doğrudan azalttığı gerçek bir “talep yıkımı aşaması” olarak nitelendiriyor .
Hürmüz Boğazı, normal koşullarda küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği stratejik bir geçiş noktası. Mayıs sonu itibarıyla, şubat ayının sonlarında İran’a yönelik ABD-İsrail saldırılarının ardından boğazdaki akış normal seviyelerin yaklaşık yüzde 5’ine geriledi .
Goldman’a göre küresel petrol stoklarındaki düşüşün yaklaşık üçte ikisi kaybedilen arzdan, kalan bölümü ise ülkelerin tedbir amaçlı stok biriktirmesinden kaynaklanıyor .
Ortaya çıkan üretim kaybı da son derece büyük: Orta Doğu’da günlük yaklaşık 14,5 milyon varillik üretim devre dışı kaldı. Banka, temel toparlanma rotası altında birikimli kaybın 800 milyon varili aşabileceğini tahmin ediyor . Bu senaryo, Körfez ihracatının daha önce öngörülen mayıs ortası yerine haziran sonuna kadar normale dönmesini varsayıyor .
Daan Struyven liderliğindeki Goldman analistleri, nisan sonunda yayımlanan notta ekonomik risklerin yalnızca ham petrol fiyatlarındaki temel senaryonun gösterdiğinden daha büyük olduğunu belirtti. Analistler; petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü risklerin yanı sıra olağanüstü yüksek rafine ürün fiyatlarına, ürün kıtlığı ihtimaline ve şokun benzeri görülmemiş ölçeğine dikkat çekti .
Goldman Sachs’ın 2026’nın dördüncü çeyreği için Brent’te 90 dolar, ABD’nin WTI petrolünde ise 83 dolar olan temel senaryosu, birbirine zıt iki güçlü etkiyi dengeleme çabası. Banka, risklerin her iki yönde de bulunduğunu açıkça belirtiyor .
Goldman’ın hesapladığı günlük 4-5 milyon varillik talep düşüşü, fiyat görünümü üzerinde doğrudan baskı yaratıyor. Çin ve Avrupa’daki zayıflık derinleşir veya yüksek fiyatlar jet yakıtı, petrokimya ürünleri ve kara taşımacılığı yakıtlarının tüketimini daha uzun süre baskılarsa petrol fiyatları 90 dolarlık hedefin altında kalabilir. Goldman, yalnızca talepteki erimenin Brent tahmininden yaklaşık 10 dolar silebileceğini belirtiyor .
Buradaki kritik nokta, bankanın beklediği talep tepkisinin modeldekinden daha büyük gerçekleşmesi. Goldman’a göre gerçek nihai kullanım talebi, yüksek fiyatlara daha önce öngörülenden daha sert yanıt vermiş olabilir .
Talep tarafındaki zayıflığa rağmen arz şoku, fiyatlar açısından en büyük yukarı yönlü tehdit olmayı sürdürüyor. Hürmüz Boğazı petrol tankerleri açısından fiilen kapalı kalmaya devam ediyor. Kesintinin uzaması veya gerilimin tırmanması, zaten ağır olan arz açığını daha da büyütebilir.
Goldman’ın olumsuz senaryosunda akışların uzun süre ciddi biçimde kısıtlı kalması, dördüncü çeyrekte Brent’i 100 doların üzerine taşıyabilir. Aşırı senaryoda fiyatın 120 dolara yaklaşması mümkün görülüyor .
İyimser toparlanma varsayımlarında bile küresel petrol stoklarının en az 2018’den bu yana görülen en düşük seviyelere inmesi bekleniyor . Bu da piyasayı yeni bir kesinti karşısında oldukça savunmasız bırakıyor.
Goldman Sachs’ın güncel değerlendirmesine göre petrol piyasası tek bir krizle değil, çakışan iki krizle karşı karşıya. Bir tarafta, Kuzey Amerika dışındaki en büyük iki tüketim bölgesinde talep yıkımı hızlanıyor. Diğer tarafta Hürmüz Boğazı’nın kapanması, modern dönemin en ağır arz kısıtlarından birini yaratıyor.
Bankanın 90 dolarlık Brent tahmini, esas olarak bu iki gücün birbirini dengeleyeceği varsayımına dayanıyor. Ancak analizler, dengenin her iki taraftan da bozulabileceğini gösteriyor: Talep daha fazla çökerse fiyatlar aşağı yönlü sürpriz yapabilir; Hürmüz Boğazı’ndaki kesinti uzarsa 100 dolar ve üzeri seviyeler yeniden piyasanın merkezine yerleşebilir.
Goldman Sachs’ın fiyat hedefleri, bu iki olağanüstü gücün birbirini ne ölçüde dengeleyeceğine bağlı.
Goldman, talep açığının başlıca kaynakları olarak Çin ve Avrupa’yı gösteriyor .
Çin’de rafineri ithalatı ve akaryakıt satışları sert biçimde geriledi. Nisan ayına ait perakende satış verileri de tüketicilerin harcamalarını kıstığına işaret etti . Yavaşlama kara taşımacılığında kullanılan yakıtların yanı sıra jet yakıtı ve petrokimya hammaddelerinde de görülüyor. Goldman ayrıca Asya’daki petrokimya tesislerinde kapasite kullanım oranlarının düşmesini, sektördeki baskının bir başka göstergesi olarak değerlendiriyor .
Avrupa’da jet yakıtı ithalatı, 2025 ortalamasının yaklaşık yüzde 60 altında bulunuyor. Genel akaryakıt tüketimi de bankanın zaten temkinli tahminlerinin gerisinde kaldı . Goldman’ın nisan ayı perakende satış analizine göre yalnızca Çin ve Batı Avrupa’dan kaynaklanan aşağı yönlü risk yaklaşık günlük 2 milyon varil olabilir. Bu zayıflık kalıcı hâle gelirse Brent tahmininden yaklaşık 10 dolar düşebilir .
Böylece piyasa, arzın ciddi biçimde daraldığı bir ortamda talep açığıyla karşı karşıya kalıyor. Goldman bu tabloyu, yüksek ürün fiyatları ve kıtlığın son kullanıcı tüketimini doğrudan azalttığı gerçek bir “talep yıkımı aşaması” olarak nitelendiriyor .
Hürmüz Boğazı, normal koşullarda küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği stratejik bir geçiş noktası. Mayıs sonu itibarıyla, şubat ayının sonlarında İran’a yönelik ABD-İsrail saldırılarının ardından boğazdaki akış normal seviyelerin yaklaşık yüzde 5’ine geriledi .
Goldman’a göre küresel petrol stoklarındaki düşüşün yaklaşık üçte ikisi kaybedilen arzdan, kalan bölümü ise ülkelerin tedbir amaçlı stok biriktirmesinden kaynaklanıyor .
Ortaya çıkan üretim kaybı da son derece büyük: Orta Doğu’da günlük yaklaşık 14,5 milyon varillik üretim devre dışı kaldı. Banka, temel toparlanma rotası altında birikimli kaybın 800 milyon varili aşabileceğini tahmin ediyor . Bu senaryo, Körfez ihracatının daha önce öngörülen mayıs ortası yerine haziran sonuna kadar normale dönmesini varsayıyor .
Daan Struyven liderliğindeki Goldman analistleri, nisan sonunda yayımlanan notta ekonomik risklerin yalnızca ham petrol fiyatlarındaki temel senaryonun gösterdiğinden daha büyük olduğunu belirtti. Analistler; petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü risklerin yanı sıra olağanüstü yüksek rafine ürün fiyatlarına, ürün kıtlığı ihtimaline ve şokun benzeri görülmemiş ölçeğine dikkat çekti .
Goldman Sachs’ın 2026’nın dördüncü çeyreği için Brent’te 90 dolar, ABD’nin WTI petrolünde ise 83 dolar olan temel senaryosu, birbirine zıt iki güçlü etkiyi dengeleme çabası. Banka, risklerin her iki yönde de bulunduğunu açıkça belirtiyor .
Goldman’ın hesapladığı günlük 4-5 milyon varillik talep düşüşü, fiyat görünümü üzerinde doğrudan baskı yaratıyor. Çin ve Avrupa’daki zayıflık derinleşir veya yüksek fiyatlar jet yakıtı, petrokimya ürünleri ve kara taşımacılığı yakıtlarının tüketimini daha uzun süre baskılarsa petrol fiyatları 90 dolarlık hedefin altında kalabilir. Goldman, yalnızca talepteki erimenin Brent tahmininden yaklaşık 10 dolar silebileceğini belirtiyor .
Buradaki kritik nokta, bankanın beklediği talep tepkisinin modeldekinden daha büyük gerçekleşmesi. Goldman’a göre gerçek nihai kullanım talebi, yüksek fiyatlara daha önce öngörülenden daha sert yanıt vermiş olabilir .
Talep tarafındaki zayıflığa rağmen arz şoku, fiyatlar açısından en büyük yukarı yönlü tehdit olmayı sürdürüyor. Hürmüz Boğazı petrol tankerleri açısından fiilen kapalı kalmaya devam ediyor. Kesintinin uzaması veya gerilimin tırmanması, zaten ağır olan arz açığını daha da büyütebilir.
Goldman’ın olumsuz senaryosunda akışların uzun süre ciddi biçimde kısıtlı kalması, dördüncü çeyrekte Brent’i 100 doların üzerine taşıyabilir. Aşırı senaryoda fiyatın 120 dolara yaklaşması mümkün görülüyor .
İyimser toparlanma varsayımlarında bile küresel petrol stoklarının en az 2018’den bu yana görülen en düşük seviyelere inmesi bekleniyor . Bu da piyasayı yeni bir kesinti karşısında oldukça savunmasız bırakıyor.
Goldman Sachs’ın güncel değerlendirmesine göre petrol piyasası tek bir krizle değil, çakışan iki krizle karşı karşıya. Bir tarafta, Kuzey Amerika dışındaki en büyük iki tüketim bölgesinde talep yıkımı hızlanıyor. Diğer tarafta Hürmüz Boğazı’nın kapanması, modern dönemin en ağır arz kısıtlarından birini yaratıyor.
Bankanın 90 dolarlık Brent tahmini, esas olarak bu iki gücün birbirini dengeleyeceği varsayımına dayanıyor. Ancak analizler, dengenin her iki taraftan da bozulabileceğini gösteriyor: Talep daha fazla çökerse fiyatlar aşağı yönlü sürpriz yapabilir; Hürmüz Boğazı’ndaki kesinti uzarsa 100 dolar ve üzeri seviyeler yeniden piyasanın merkezine yerleşebilir.