BAE’nin Abu Dabi’den Umman Denizi’ndeki Fujairah terminaline uzanan ihracat kapasitesi, ham petrol sevkiyatları için önemli bir tampon oluşturdu. Ancak ülkenin ticaret ve lojistik merkezi Jebel Ali, deniz taşımacılığındaki aksamalardan doğrudan etkilendi. Turizm, perakende ve havacılık sektörleri de baskı altında kaldı .
Suudi Arabistan’ın petrol dışı PMI’ı, nisanda 50 eşiğinin altına gerilemesinin ardından mayısta yeniden büyüme bölgesine çıktı. MUFG Research verilerine göre endeks 48,8’den 51,5’e yükseldi. Bu sonuç, iç talebin korunduğunu ve petrol dışı iş koşullarında toparlanma yaşandığını gösterdi .
Krallığın en önemli avantajlarından biri, Basra Körfezi’ndeki ihracatı Kızıldeniz üzerinden yeniden yönlendirmesine olanak tanıyan Doğu-Batı boru hattı oldu. Hattın Yanbu Limanı’na günlük 5 milyon varile kadar taşıma kapasitesi bulunuyor . 2026’da varil başına ortalama 86 dolar civarında seyreden yüksek petrol fiyatları da alternatif güzergâh kullanabilen üreticiler için düşük sevkiyat hacimlerinin etkisini önemli ölçüde telafi etti .
Uluslararası Para Fonu (IMF), 3 Haziran’da Suudi ekonomisinin “çeviklik ve dayanıklılık” gösterdiğini belirtirken çatışmanın uzaması durumunda orta vadeli büyüme ve yatırım beklentilerinin zarar görebileceği uyarısını yaptı .
Hürmüz Boğazı krizi, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerini fiilen iki gruba ayırdı. Suudi Arabistan ve BAE, boğaz dışındaki limanlardan ihracat yapabilmeleri sayesinde daha az etkilenen ülkeler arasında yer aldı. Umman’ın üretim ve ihracat hatları da bütünüyle bu kritik geçidin dışında bulunuyor .
Buna karşılık Kuveyt, Irak, Katar ve Bahreyn hidrokarbon ihracatında Hürmüz koridoruna bağımlı. Bu ülkelerin alternatif ihraç güzergâhları bulunmadığı için kapanmanın uzaması hâlinde ekonomik baskı hızla artıyor . En kırılgan ülke olarak öne çıkan Bahreyn’in mali dengesi için gerekli petrol fiyatının varil başına 110 ila 130 dolar arasında olduğu tahmin ediliyor .
Mayıs 2026 sonuna kadar hiçbir Körfez ülkesinin kredi notu düşürülmedi. Yüksek petrol gelirleri, büyük kamu varlık fonları ve güçlü finansal rezervler, bölge ülkelerinin şokları absorbe etmesini sağladı. Fitch, BAE’nin uzun vadeli yabancı para cinsinden ihraççı temerrüt notunu AA− seviyesinde tuttu. Suudi Arabistan da Moody’s nezdindeki Aa3 notunu ve durağan görünümünü korudu .
Moody’s, Fitch ve S&P Global, Körfez ülkelerinin mali tamponlarını ve rezervlerini notları destekleyen başlıca unsurlar olarak gösterdi . Ancak bu durum risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Fitch, 28 Mayıs tarihli değerlendirmesinde İran çatışmasının sürmesinin bölge ekonomisi açısından ciddi riskler oluşturduğunu ve çatışmanın uzaması hâlinde kamu ile şirket kredi notlarında daha geniş çaplı indirimlerin gündeme gelebileceğini bildirdi . Kurum, İran saldırılarının Ras Laffan’daki sıvılaştırılmış doğal gaz tesislerine zarar vermesinin ardından mart ayında Katar’ın AA notunu “Negatif İzleme”ye almıştı. Fitch, bölgenin güvenlik ortamının kalıcı biçimde kötüleşmiş olabileceği uyarısında bulundu .
Moody’s ise ihracatın durma noktasına gelmesinin ardından Bahreyn’in kredi görünümünü durağandan negatife çevirdi. Bu gelişme, aynı kriz içinde KİK ülkelerinin neden farklı derecelerde baskı yaşadığını gösterdi .
Körfez hisse senedi piyasaları mayısta küresel piyasalardan belirgin biçimde ayrıştı. MSCI KİK Endeksi yüzde 1,3 gerilerken MSCI Dünya Endeksi, yapay zekâ altyapısı hisselerinin öncülüğünde yüzde 5 yükseldi .
Hürmüz Boğazı’ndaki aksamanın üçüncü ayına girmesi, petrol fiyatlarındaki oynaklık ve jeopolitik belirsizlik yatırımcı güvenini baskıladı. Böylece ateşkes ihtimalleri zaman zaman piyasaları desteklese de kalıcı bir toparlanma sağlayamadı . Körfez borsaları, Hürmüz kaynaklı baskıyı üst üste üçüncü ayda da hissetti .
Kurumların hesaplamaları, boğazdaki aksamanın birkaç hafta sürmesinin bile bölgesel büyüme üzerinde ölçülebilir bir maliyet yaratabileceğini ortaya koydu:
BAE için öngörülen daha büyük darbe, ülkenin turizm, ticaret lojistiği ve Jebel Ali merkezine olan yüksek maruziyetini yansıtıyor. BAE, Suudi Arabistan’a kıyasla daha çeşitlendirilmiş bir ekonomiye ve daha küçük bir vatandaş nüfusuna sahip olsa da ticaret ve ulaşım bağlantıları nedeniyle deniz taşımacılığındaki aksamalara daha duyarlı .
Kriz, Körfez ülkelerinin petrol bağımlılığını azaltmak için yıllardır yürüttüğü ekonomik dönüşüm planlarını da test etti. Turizm, finans ve havacılık; Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030’u ve bölgedeki benzer çeşitlendirme stratejilerinin temel ayakları arasında yer alıyor. Ancak çatışma ve boğazın kapanması bu sektörleri doğrudan etkiledi .
Washington Post’un aktardığı değerlendirmeye göre savaş, Körfez ülkelerinin uzun vadeli ekonomik geleceğini sınarken güvenlik açıkları ve coğrafi kısıtlar, yalnızca petrol sektörünü değil yükselen sektörleri de tehdit ediyor . Chatham House da Hürmüz’ün bir kez kapanmış olmasının, yeniden kapanabileceği algısını kalıcı hâle getirebileceğini ve bunun Vizyon 2030 için uzun vadeli bir risk oluşturduğunu belirtti .
Bölgesel ayrışma, Suudi Arabistan ve BAE’nin dışına bakıldığında daha da belirginleşti.
Katar, ilk şoku en sert yaşayan ancak ardından en güçlü toparlanmayı gösteren ülke oldu. Katar’ın PMI’ı, QatarEnergy’nin LNG ihracatında mücbir sebep ilan etmesi ve İran saldırılarının Ras Laffan tesislerine zarar vermesinin ardından martta 38,7’ye kadar geriledi . MUFG Research’e göre endeks mayısta 34,2’den 46,4’e yükseldi. Bu önemli bir toparlanma olsa da 50 eşiğinin altında kaldığı için özel sektörde daralmanın sürdüğünü gösterdi .
Mısır’da petrol dışı PMI nisanda 46,6 iken mayısta 47,1’e yükseldi. Ancak endeks beşinci ay üst üste 50 seviyesinin altında kaldı. Zayıf talep ve yükselen girdi maliyetleri şirketleri fiyat artırmaya iterken, istihdamda Haziran 2020’den bu yana en sert işten çıkarma dalgası yaşandı . Çatışma, Mısır’ın özel sektöründe yakıt ve diğer girdilerin maliyetlerini de yükseltti .
Kuveyt, yapısal açıdan en savunmasız ekonomi olarak öne çıktı. Ülke hidrokarbon ihracatında tamamen Hürmüz Boğazı’na bağımlı ve alternatif bir boru hattına sahip değil . Kuveyt PMI’ı martta 46,3’e geriledi ve nisanda da 46,3 seviyesinde kaldı; bu değerler petrol dışı faaliyetlerde devam eden daralmaya işaret etti . Yayımlanan kaynaklarda mayıs ayına ilişkin kesin PMI verisi bulunmazken PwC, Kuveyt’i krizden en ağır etkilenen KİK ekonomileri arasında gösterdi .
Mayıs verilerinin ortaya koyduğu tablo, Hürmüz krizinin tüm Körfez’i aynı ölçüde etkileyen tek tip bir şok olmadığını gösteriyor. Suudi Arabistan ve BAE; alternatif ihracat hatları, yüksek petrol fiyatları ve görece güçlü iç talep sayesinde petrol dışı sektörlerde sınırlı büyümeyi korudu. Katar sert bir daralmanın ardından toparlansa da hâlâ küçülme bölgesinde kaldı. Mısır 50 eşiğinin altında seyretmeye devam etti. Kuveyt ise ihracat güzergâhı bakımından en ağır yapısal kısıtla karşı karşıya kaldı.
Kredi derecelendirme kuruluşları mayıs ayında not indirimine gitmedi; ancak bu temkinli görünüm, risklerin sona erdiği anlamına gelmiyor. PMI göstergeleri, borsa performansı ve GSYH tahminleri birlikte değerlendirildiğinde, Körfez ekonomilerinin dayanıklılığı ile kırılganlığının aynı anda ve ülkelere göre farklı biçimde ortaya çıktığı görülüyor.
BAE’nin Abu Dabi’den Umman Denizi’ndeki Fujairah terminaline uzanan ihracat kapasitesi, ham petrol sevkiyatları için önemli bir tampon oluşturdu. Ancak ülkenin ticaret ve lojistik merkezi Jebel Ali, deniz taşımacılığındaki aksamalardan doğrudan etkilendi. Turizm, perakende ve havacılık sektörleri de baskı altında kaldı .
Suudi Arabistan’ın petrol dışı PMI’ı, nisanda 50 eşiğinin altına gerilemesinin ardından mayısta yeniden büyüme bölgesine çıktı. MUFG Research verilerine göre endeks 48,8’den 51,5’e yükseldi. Bu sonuç, iç talebin korunduğunu ve petrol dışı iş koşullarında toparlanma yaşandığını gösterdi .
Krallığın en önemli avantajlarından biri, Basra Körfezi’ndeki ihracatı Kızıldeniz üzerinden yeniden yönlendirmesine olanak tanıyan Doğu-Batı boru hattı oldu. Hattın Yanbu Limanı’na günlük 5 milyon varile kadar taşıma kapasitesi bulunuyor . 2026’da varil başına ortalama 86 dolar civarında seyreden yüksek petrol fiyatları da alternatif güzergâh kullanabilen üreticiler için düşük sevkiyat hacimlerinin etkisini önemli ölçüde telafi etti .
Uluslararası Para Fonu (IMF), 3 Haziran’da Suudi ekonomisinin “çeviklik ve dayanıklılık” gösterdiğini belirtirken çatışmanın uzaması durumunda orta vadeli büyüme ve yatırım beklentilerinin zarar görebileceği uyarısını yaptı .
Hürmüz Boğazı krizi, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerini fiilen iki gruba ayırdı. Suudi Arabistan ve BAE, boğaz dışındaki limanlardan ihracat yapabilmeleri sayesinde daha az etkilenen ülkeler arasında yer aldı. Umman’ın üretim ve ihracat hatları da bütünüyle bu kritik geçidin dışında bulunuyor .
Buna karşılık Kuveyt, Irak, Katar ve Bahreyn hidrokarbon ihracatında Hürmüz koridoruna bağımlı. Bu ülkelerin alternatif ihraç güzergâhları bulunmadığı için kapanmanın uzaması hâlinde ekonomik baskı hızla artıyor . En kırılgan ülke olarak öne çıkan Bahreyn’in mali dengesi için gerekli petrol fiyatının varil başına 110 ila 130 dolar arasında olduğu tahmin ediliyor .
Mayıs 2026 sonuna kadar hiçbir Körfez ülkesinin kredi notu düşürülmedi. Yüksek petrol gelirleri, büyük kamu varlık fonları ve güçlü finansal rezervler, bölge ülkelerinin şokları absorbe etmesini sağladı. Fitch, BAE’nin uzun vadeli yabancı para cinsinden ihraççı temerrüt notunu AA− seviyesinde tuttu. Suudi Arabistan da Moody’s nezdindeki Aa3 notunu ve durağan görünümünü korudu .
Moody’s, Fitch ve S&P Global, Körfez ülkelerinin mali tamponlarını ve rezervlerini notları destekleyen başlıca unsurlar olarak gösterdi . Ancak bu durum risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Fitch, 28 Mayıs tarihli değerlendirmesinde İran çatışmasının sürmesinin bölge ekonomisi açısından ciddi riskler oluşturduğunu ve çatışmanın uzaması hâlinde kamu ile şirket kredi notlarında daha geniş çaplı indirimlerin gündeme gelebileceğini bildirdi . Kurum, İran saldırılarının Ras Laffan’daki sıvılaştırılmış doğal gaz tesislerine zarar vermesinin ardından mart ayında Katar’ın AA notunu “Negatif İzleme”ye almıştı. Fitch, bölgenin güvenlik ortamının kalıcı biçimde kötüleşmiş olabileceği uyarısında bulundu .
Moody’s ise ihracatın durma noktasına gelmesinin ardından Bahreyn’in kredi görünümünü durağandan negatife çevirdi. Bu gelişme, aynı kriz içinde KİK ülkelerinin neden farklı derecelerde baskı yaşadığını gösterdi .
Körfez hisse senedi piyasaları mayısta küresel piyasalardan belirgin biçimde ayrıştı. MSCI KİK Endeksi yüzde 1,3 gerilerken MSCI Dünya Endeksi, yapay zekâ altyapısı hisselerinin öncülüğünde yüzde 5 yükseldi .
Hürmüz Boğazı’ndaki aksamanın üçüncü ayına girmesi, petrol fiyatlarındaki oynaklık ve jeopolitik belirsizlik yatırımcı güvenini baskıladı. Böylece ateşkes ihtimalleri zaman zaman piyasaları desteklese de kalıcı bir toparlanma sağlayamadı . Körfez borsaları, Hürmüz kaynaklı baskıyı üst üste üçüncü ayda da hissetti .
Kurumların hesaplamaları, boğazdaki aksamanın birkaç hafta sürmesinin bile bölgesel büyüme üzerinde ölçülebilir bir maliyet yaratabileceğini ortaya koydu:
BAE için öngörülen daha büyük darbe, ülkenin turizm, ticaret lojistiği ve Jebel Ali merkezine olan yüksek maruziyetini yansıtıyor. BAE, Suudi Arabistan’a kıyasla daha çeşitlendirilmiş bir ekonomiye ve daha küçük bir vatandaş nüfusuna sahip olsa da ticaret ve ulaşım bağlantıları nedeniyle deniz taşımacılığındaki aksamalara daha duyarlı .
Kriz, Körfez ülkelerinin petrol bağımlılığını azaltmak için yıllardır yürüttüğü ekonomik dönüşüm planlarını da test etti. Turizm, finans ve havacılık; Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030’u ve bölgedeki benzer çeşitlendirme stratejilerinin temel ayakları arasında yer alıyor. Ancak çatışma ve boğazın kapanması bu sektörleri doğrudan etkiledi .
Washington Post’un aktardığı değerlendirmeye göre savaş, Körfez ülkelerinin uzun vadeli ekonomik geleceğini sınarken güvenlik açıkları ve coğrafi kısıtlar, yalnızca petrol sektörünü değil yükselen sektörleri de tehdit ediyor . Chatham House da Hürmüz’ün bir kez kapanmış olmasının, yeniden kapanabileceği algısını kalıcı hâle getirebileceğini ve bunun Vizyon 2030 için uzun vadeli bir risk oluşturduğunu belirtti .
Bölgesel ayrışma, Suudi Arabistan ve BAE’nin dışına bakıldığında daha da belirginleşti.
Katar, ilk şoku en sert yaşayan ancak ardından en güçlü toparlanmayı gösteren ülke oldu. Katar’ın PMI’ı, QatarEnergy’nin LNG ihracatında mücbir sebep ilan etmesi ve İran saldırılarının Ras Laffan tesislerine zarar vermesinin ardından martta 38,7’ye kadar geriledi . MUFG Research’e göre endeks mayısta 34,2’den 46,4’e yükseldi. Bu önemli bir toparlanma olsa da 50 eşiğinin altında kaldığı için özel sektörde daralmanın sürdüğünü gösterdi .
Mısır’da petrol dışı PMI nisanda 46,6 iken mayısta 47,1’e yükseldi. Ancak endeks beşinci ay üst üste 50 seviyesinin altında kaldı. Zayıf talep ve yükselen girdi maliyetleri şirketleri fiyat artırmaya iterken, istihdamda Haziran 2020’den bu yana en sert işten çıkarma dalgası yaşandı . Çatışma, Mısır’ın özel sektöründe yakıt ve diğer girdilerin maliyetlerini de yükseltti .
Kuveyt, yapısal açıdan en savunmasız ekonomi olarak öne çıktı. Ülke hidrokarbon ihracatında tamamen Hürmüz Boğazı’na bağımlı ve alternatif bir boru hattına sahip değil . Kuveyt PMI’ı martta 46,3’e geriledi ve nisanda da 46,3 seviyesinde kaldı; bu değerler petrol dışı faaliyetlerde devam eden daralmaya işaret etti . Yayımlanan kaynaklarda mayıs ayına ilişkin kesin PMI verisi bulunmazken PwC, Kuveyt’i krizden en ağır etkilenen KİK ekonomileri arasında gösterdi .
Mayıs verilerinin ortaya koyduğu tablo, Hürmüz krizinin tüm Körfez’i aynı ölçüde etkileyen tek tip bir şok olmadığını gösteriyor. Suudi Arabistan ve BAE; alternatif ihracat hatları, yüksek petrol fiyatları ve görece güçlü iç talep sayesinde petrol dışı sektörlerde sınırlı büyümeyi korudu. Katar sert bir daralmanın ardından toparlansa da hâlâ küçülme bölgesinde kaldı. Mısır 50 eşiğinin altında seyretmeye devam etti. Kuveyt ise ihracat güzergâhı bakımından en ağır yapısal kısıtla karşı karşıya kaldı.
Kredi derecelendirme kuruluşları mayıs ayında not indirimine gitmedi; ancak bu temkinli görünüm, risklerin sona erdiği anlamına gelmiyor. PMI göstergeleri, borsa performansı ve GSYH tahminleri birlikte değerlendirildiğinde, Körfez ekonomilerinin dayanıklılığı ile kırılganlığının aynı anda ve ülkelere göre farklı biçimde ortaya çıktığı görülüyor.