JPMorgan’ın 4 Kasım tarihli değerlendirmesine göre petrol piyasası, aylar süren arz kesintilerinin ardından yeniden arz fazlasına geçti. Banka, fazlayı eylülde günde 1,1 milyon varil, ekimde ise 1,4 milyon varil olarak tahmin etti. Ekim rakamı, geçen yılın günlük 1,3 milyon varillik ortalamasına yakındı.
3
Bu tablo fiyatların düzenli biçimde düşeceği anlamına gelmiyor. Çünkü piyasanın belli bir dönemde ürettiğinden fazlasını sunması, daha önce azalan stokların yeniden dolduğu ya da petrol sevkiyatının artık güvenli olduğu anlamına gelmez.
Arz fazlası nasıl ortaya çıktı?
JPMorgan’ın değerlendirmesine göre iki gelişme öne çıkıyor: Orta Doğu’dan petrol ihracatının toparlanması ve küresel talebin zayıflaması. Bölgenin ihracatı martta günde 9,8 milyon varile kadar gerilemiş, daha sonra yaklaşık 20,7 milyon varile yükselmişti. Savaşın başlamasından bu yana küresel petrol talebinin günde 3,3 milyon varil düştüğü bildirildi.
13
Ticaret akışları da piyasaya daha fazla ham petrol ulaştığına işaret ediyor. Reuters’ın aktardığına göre ekimde küresel ham petrol ithalatı günde 44,9 milyon varile çıktı; bu, bir yıl öncesine göre 1,3 milyon varil daha fazla. Ancak ithalat verisi tek başına petrolün tüketildiğini mi yoksa depolandığını mı göstermez.
5
Arz fazlası, stokların düzeldiği anlamına gelmiyor
Arz fazlası, belirli bir dönemde arzın talebi aşmasını anlatır. Stoklar ise önceki dönemlerden biriken ve ihtiyaç olduğunda kullanılabilen petrol miktarıdır. Bu ayrım, uzun süreli kesintilerden sonra özellikle önemli.
Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre eylül sonunda küresel gözlemlenen petrol stokları, şubat sonundaki seviyenin 509 milyon varil altındaydı. Karadaki stoklar da en az 2016’dan bu yana görülen en düşük düzeydeydi.
42 Dolayısıyla günlük arz fazlası stok açığını hemen kapatmaz; yalnızca zaman içinde yeniden birikime imkân sağlayabilir.
Üstelik tahminler aynı yönde değil. JPMorgan piyasada arz fazlası öngörürken, haberlerde IEA’nın yıl sonuna kadar açığın süreceği yönündeki tahminiyle bu değerlendirme arasındaki farka dikkat çekildi.
6
Fiyatlar neden bir gün yükselip ertesi gün düşebiliyor?
Petrol fiyatları yalnızca güncel arz-talep hesabına değil, gelecekteki sevkiyat beklentilerine de duyarlı. Hürmüz Boğazı’nda bir tankere yönelik saldırı, bölgeden petrol akışının yeniden aksayabileceği endişesini artırdı. Reuters, tırmanma kaygılarının etkili olduğu 30 Ekim’de Brent petrolünün yüzde 2,4 yükseldiğini bildirdi.
18
Diplomasi ve ABD siyaseti de beklentileri kısa sürede değiştirebiliyor. Reuters’ın 4 Kasım tarihli piyasa haberinde yatırımcıların Washington’ın İran politikasında atacağı adımı beklediği ve işlemlerin oynak seyrettiği aktarıldı.
16 Aynı gün yayımlanan başka bir haberde ise yatırımcıların çatışmanın sona erme ihtimalini değerlendirmesiyle Brent’in yüzde 8,9 gerilediği bildirildi. Bu farklı hareketler, piyasanın yeni haberlere ne kadar hızlı tepki verebildiğini gösteriyor.
24
Goldman Sachs’ın fiyat tahmini de mevcut arz fazlasından ziyade gelecekteki arz risklerine ilişkin beklentiyi yansıtıyor. Banka, aralık ayı Brent tahminini varil başına 90 dolardan 105 dolara yükseltti; 2027 ortalama tahminini ise 88 dolar olarak belirledi.
32
Asıl mesele yalnızca üretim değil, arzın dayanıklılığı
JPMorgan’ın tahmini, yakın dönemde arz-talep dengesinin gevşediğine işaret ediyor. Fakat bu, stokların yenilendiğini, ihracatın güvence altına alındığını ya da petrol fiyatlarının istikrarlı biçimde düşeceğini kanıtlamıyor.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin ulusal petrol şirketi ADNOC’un yöneticisi Sultan Al Jaber’in daha fazla depolama kapasitesi ve tüketicilere yakın yakıt üretimi çağrısı da bu ayrımı öne çıkarıyor: Enerji güvenliği yalnızca ne kadar petrol üretildiğine değil, kesinti yaşandığında bu petrolün depolanıp ihtiyaç duyulan yere ulaştırılabilmesine bağlı.
48