Ticaret ve altyapı tehditleri: Doğrudan saldırıların ötesinde, Çin halihazırda Endonezya takımadalarındaki boğaz geçiş noktalarından Avustralya'nın ticaret yollarını bloke edebiliyor, denizaltı kablolarını kesebiliyor ve Avustralya'nın kritik altyapısına karşı gelişmiş siber operasyonlar yürütebiliyor .
Rapor, tehdidin yeni sistemlerin hizmete girmesiyle birlikte "önümüzdeki on yıl içinde büyüyeceği" uyarısında bulunuyor . Bu tırmanışı tetikleyen belirli kabiliyetler şunlar:
ABD askeri değerlendirmelerine göre DF-27'nin menzili 5.000 km ile 8.000 km arasında değişiyor ve bu da füzeyi Çin'den doğrudan Avustralya'ya ulaştırabiliyor. Rapor, DF-27'nin "hizmet sayıları arttıkça" tehdidin önümüzdeki on yılda büyüyeceği uyarısında bulunuyor .
Rapor, Pentagon'un Pekin'in nükleer olmayan bir savaş başlığı taşıyan yeni bir kıtalararası balistik füze (ICBM) geliştirdiğine dair spekülasyonlarına dikkat çekiyor. Bu kabiliyetin DF-27 ile birlikte hizmete girmesiyle birlikte doğrudan saldırı tehdidini artıracağı belirtiliyor .
Rapor, Çin'in mürettebatlı veya insansız uzun menzilli bir bombardıman uçağı devreye sokması ya da Avustralya'ya yakın Pasifik adalarına bombardıman uçakları veya füzeler konuşlandırması halinde tehdidin "çarpıcı biçimde tırmanacağı" uyarısında bulunuyor .
Lowy Enstitüsü, Çin'in artan saldırı kabiliyetinin bir parçası olarak uzun menzilli ve hipersonik silahlar biriktirdiğine dikkat çekiyor .
Rapor, Çin'in askeri kabiliyetlerine odaklanmakla birlikte, çatışma olasılığı veya Pekin'in Avustralya'ya karşı askeri harekâta başvurup başvurmayacağı konusunda spekülasyon yapmaktan açıkça kaçınıyor . Çin ise rapora sert tepki gösterdi; devlet medyası raporu "büyük bir stratejik yanlış hesaplama" olarak nitelendirdi
.
Değerlendirme, Hint-Pasifik bölgesinde coğrafi mesafenin artık doğrudan askeri tehditlere karşı güvence sağlamadığı, hızla değişen bir stratejik manzarayı gözler önüne seriyor.
Comments
0 comments